Başbakan Yıldırım: İngiltere, Türkiye ile ilişkileri geliştirme yönünde döneme girdi

0
7

Başbakan Yıldırım: İngiltere, Türkiye ile ilişkileri geliştirme yönünde döneme girdi . Başbakan Binali Yıldırım, Four Seasons Park Lane Otel’de İngiltere’deki Türk toplumunun önde gelen temsilcileriyle bir araya geldi. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Buckingham Sarayı’nda York Dükü Prens Andrew ile çok verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti.

İngiltere’nin, Türkiye ile ilişkilerini daha ileriye götürmek istediğine işaret eden Yıldırım, burada ciddi bir samimi talebin olduğunun altını çizdi.

Yıldırım, İngiltere’nin AB’den çıkış kararından sonra, Türkiye’nin çift ilişkileri geliştirmek için yeni mekanizmalara ihtiyacının bulunduğunu vurguladı.

“Biroldukça önemli adımı beraber atacağız”
Türkiye’nin, AB kurallarının İngiltere ile ilişkileri belirleyen neden olduğuna dikkati çeken Yıldırım, “O kurallar bir, iki senede yavaş yavaş ortadan kalkacağı için onun yerine geçecek bir sistemi de kurmamız gerekiyor. Bu anlamda çalışmalarımız başladı. Serbest ticaret anlaşmasının tekrar yapılması, çift anlamda hem karşılıklı yatırımların teşviki hem ticaretin basitlaştırılması gibi biroldukça önemli adımı beraber atacağız. Bunun kararını vermiş durumdayız.” şeklinde konuştu.

Yıldırım, iki ülke arasında savunma sanayiy ile ilgili iş birliğinin başladığını, en son nesil uçak yapımı konusu ile ilgili, Türkiye’deki TAI firmasıyla bir anlaşma yapıldığını ve çalışmalara başlandığını anlattı.

Ayrıca enerji, bilişim, sağlık ve turizm alanında iş birliklerinin geliştirilmesi potansiyelinin de olduğunu ifade eden Yıldırım, çift ilişkiler geliştiğinde bu sefer bölgesel ve küresel konularda fikir benzerliğinin daha fazla artacağını, ortak hareket etme kabiliyetinin daha çok gelişeceğini dile getirdi.

Başbakan Yıldırım, “İngiltere, Avrupa Birliğinden bariz bir biçimde ayrışan, Türkiye ile ilişkileri geliştirme yönünde bir döneme girdi. Bu dönemi, daha ileriye taşımak, etkin biçimde sürdürebilmek kuşkusuz sizlerle daha basit olacak. Sizler, bu ülkeyle bağlarımızın gelişmesi için önemli bir görev ifa ediyorsunuz. O yüzden de bizim, sizin birçok beklentinizi bilmek, ona göre politikalar geliştirmek mecburiyetindeyiz. Bunlar işin iyi tarafları.” dedi.

“Hazmedemeyen kim olursa olsun, bu topluluğun içinde yeri olmaması lazım”
Başbakan Yıldırım, hernet aynı kanaatde bulunmadığını belirterek, şu şekilde devam etti:

“Ortak dşayetimiz doğduğumuz, havasını soluduğumuz, hoşliklerini yaşadığımız memleketimizin, dünyada ve bölgede en iyi konuma gelmesi, bu hepimizin ortak isteksu. Ülkeyi bölmek isteyen, diğerlarına Uşaklık yapanları bunun haricinde tutuyorum. Terör örgütlerinin bizim aramızda yeri olmaz. İsminin bizimle aynı olması bir şey fark etmez. Ülkemizin birliğini, birlikteliğini, bayrağını, üniter yapısını hazmedemeyen kim olursa olsun bu topluluğun içinde yeri olmaması lazım. Bizim tüm mücadelemiz, dört şey için. Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan. Bu bizim açımızdan vazgeçilmezdir.”

Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu, etrafında sürekli bir hareketin olduğunu belirten Yıldırım, son 6, 7 yıldır Suriye’deki savaşın, Irak’taki istikrarsızlığın, Filistin’deki problemlerin en büyük bedelini Türkiye’nin ödediğini ifade etti.

Yıldırım, dünyadaki 5 mülteciden 3’üne kucak açan ülkenin Türkiye olduğunu yineledi.

Yarın Somali’ye destek olmak için Somali konferansı yapacaklarına değinen Yıldırım, “Hatırlayın, Somali gözden menfaatilmış bir ülkeydi. Gelişmiş ülkelerin zihninde, ‘artık iflah olmaz ülke’ olarak dikkate alınmaması gereken bir yerdi. Cumhurbaşkanımız oraya gitti, oradan dünyaya ‘burada insanlık ölüyor’ dedi. İnsanlığı göreve davet etti ve o günden beri Somali parlamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu.

“Avrupa Birliği’ne giren de pişman, girmeyen de”
İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde bir karar verdiğini, ayrılma sürecinin devam ettiğini hatırlatan Yıldırım, Türkiye’nin de Avrupa Birliği’ne girmeye çalıştığını, yıllardır adaylık süreci yaşadığını hatırlattı.

İngiltere Başbakanı Theresa May’in, Türkiye ziyaretini anımsatan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Sayın Theresa May, bizi ziyarete geldiği zaman bana bir soru sordular ve Sayın May’e de bir soru sordular, ‘Siz, berabern çıkmaya karar veren bir ülkenin başbakanısız. Siz de birliğe girmek için uğraşan bir ülkenin başbakanısınız. Nasıl bir duygu içerisindesiniz? Birbiriyle zıt olan bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?’ diye sorduğunda, tabii beklemediğimiz bir soruydu. Ben de dedim ki bu Avrupa Birliği öyle bir şey ki giren de pişman, girmeyen de pişman. Doğrusu tabii Avrupa ile olan ilişkilerimiz, son yıllarda bilhassa bu geçtiğimiz yıl içinde çok da aman aman, istediğimiz düzeyde değil. Özellikle 15 Temmuz alçak FETÖ darbe girişimiyle birlikte burada, aramızda ciddi soğukluk oluştu. Sebebi, ülkemizin demokrasisine, geleceğine kast eden, asker kılığı içerisine girmiş o alçak terör öğeleri, insanlarımızın üzerine bombaları, birçok ateşi yaptılar. Şehitlerimiz, gazilerimiz oldu ancak insanımız ülneti, vatanını, hükümetini güvenliğini sağlamak üzere Cumhurbaşkanımızın çağrısına tereddüt etmeden meydanlara indi ve göğsünü bu saldırılara siper etti. Darbecilere ülkeyi teslim etmedi. Türk milleti adeta destan yazdı.

Böyle bir olayı yaşamamıza rağmen maalesef Avrupa ülkelerinin birçoğu suspus oldular, hiçbir açıklama yapmadılar. Birkaç gün ses seda yok. İngiltere bunlardan ayrılan bir ülkedir. İlk anda bu darbe girişimini kınayan ve demokrasiden yana olduğunu ifade eden, Türkiye Cumhuriyeti ile dayanışma içinde olduğunu net bir biçimde ortaya koydu. Bu aslında Avrupa’nın diğer ülkelerinden ayrışan, o gün bizim ihtiyacımız olan bir sesti. Bu olaydan sonra İngiltere ile Türkiye arasındaki ilişkiler diğer bir boyut kazandı. Şimdi İngiltere ile o günlerde başlayan, daha sonra berabern çıkma kararıyla benzeşen ortak yanlarımızın arttığı bir ortamla karşı karşıya kaldık.”

“Türkiye çok büyük yol aldı”
Türkiye’nin 15 yıl boyunca çoğu sınamalara, çoğu önlemelere rağmen çok büyük yol aldığını dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:

“Bunu tersine çevirmek için de çok gayretler oldu. Açık, kapalı en az dört tane tehditle karşı karşıya kaldık. En son işte en kanlısı 15 Temmuz’du. 15 Temmuz bizi 16 Nisan’a getirdi. 16 Nisan’a durup dururken gelmedik.

Milli irade nedir? Milli irade, milletin size verdiği güçtür. Milletin verdiği güce, ortak olmaya çalışanlar var. Bu gelişmiş demokrasilerde olmaz. Gücü millet verir, millet alır. Yaptığımız bu anayasa değişikliği de dşayetli vatandaşlarım, milletin verdiği gücün gizli ortaklarını ortadan kaldırmaktır. Bundan sonra ne olacak? Tek başına güçlü iktidar, sürekli istikrar, özeti budur. ‘Seçim oldu, iktidar olundu, olunmadı’ derdi yok. Her seçimde iktidar olacak. Yüzde 50 oy almak basit bir şey mi?

Vatandaşların yarısının en az desteğini alacaksın ki iktidar olasın. Bu ne demektir? Türkiye’nin her köşesinden oy alman lazım. Sadece, Trakya’dan, yalnızca Akdeniz’den değil, Güneydoğu’dan, Doğu’dan, Karadeniz’den, Ege’den, İç Anadolu’dan, her taraftan. Bu da ne getiriyor? Türkiye’nin birliğini getiriyor, birlikteliğini getiriyor, bölünme tehdidini ortadan kaldırıyor. Etnik bir parti olmaya çalışsan, iktidar olma şansın yok. ‘İşte Güneydoğu’nun şeylerini savunuyorum, oradaki vatandaşların… Savunabilirsin. Bunu, ülkenin birliği içinde yapacaksın.”

“Vesayet, darbe, müdahale, illegal girişimler bunların hiçbiri yok”
Gelen sistemin çoğu yararı olduğunun önemini vurgulayan Yıldırım, “Özetle, Türkiye’nin üniter yapısını muhafaza eden, milletiyle, ülkesiyle bölünmez tümlüğünü sürekli hale getiren ve istikrarı kalıcı hale getiren, sürekli iktidar çıkaran bir sistemden bahsediyoruz. Vesayet, darbe, müdahale, illegal girişimler bunların hiçbiri yok. Bu da ülkenin demokrasisinin biraz daha yeni bir safhaya yükselmesi demek.” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here