Terörle mücadelede yeni strateji derken ne istediğimize dikkat

0
4

Eric Rosand ve Alistair MillarDonald Trump, ABD başkanı olarak yurt dışında yaptığı ilk konuşmasında Suudi Arabistan’daki Müslüman liderlerden oluşan seyircilerine seslendi: “Amerika olarak biz, gelişen yeni tehditler ve gerçekler karşında stratejilerimizi değiştirmeye kararlıyız. İşe yaramayan stratejileri devre dışı bırakacağız ve tecrübe ve muhakemeye dayalı yeni yaklaşımlarımızı uygulamaya koyacağız.” Burada bahsedilen, Beyaz Saray’ın ‘Terörle mücadelede yeni strateji’ taslağında bahsedilen bir tür ‘yeniden ayarlama’ planıysa şayet, başkan Trump’ın söylemleriyle aslında pek de bağdaşmayacak demektir… Söz konusu taslak planda her ne kadar zehirli ‘radikal İslamcı terörizm’ ifadesi çıkartılmış olsa da, ‘küresel cihatçı gruplara karşı harekatlerın yoğunlaştırılması’ yönündeki gerekliliğin altı çiziliyor ve müttefik hükümelerle birlikte terörist gruplara doğrudan misilleme yapılması hususunda diğer ülkelere de daha fazla sorumluluk yükleniyor. Ancak Trump’ın Riyad’da verdiği sözün aksine, Beyaz Saray’ın taslak planında 11 Eylül saldırılarından bu yana terörle mücadele alanlarında alınan derslere yer verilmiyor… Terörizme desteği güdüleyen etkenin ne olduğu konusunda gittikçe daha da genişleyen araştırmalar devam ediyor ve bu araştırmaların sonucuna göre, daha önceki yaygın anlayışın aksine terörün genel kaynağı aslında din, ideoloji ya da şiddet eğilimlilere cazip görüntüler sunan internet değil. Öne sürülen yeni bulgulara göre, terör eğiliminin artışına neden olan en büyük etken ordu ya da polis güçlerinin kendi ülkelerindeki toplumu suistimal etmesidir. Terörist propagandanın karşılık bulduğu toplumlarda görülen bir diğer kilit hoşnutsuzluk kaynağı ise, hükümetler ve vatandaşlar arasındaki güveni yıkan yolsuzluk ve kamu hizmetlerinin sunumundaki adaletsizliklerdir. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2016 yılında tamamladığı bir çalışma da aynı sonucu gösteriyor. Birçok araştırma sonucuna göre, gençlerin dışlanışı, marjinalleşme ve yerel yönetimler ile toplumlar arasındaki güven yoksunluğu şiddeti tetikliyor. Ve bu tarz eğilimler Fransa, Belçika, Irak, Mali, Nijerya ve Tunus gibi çok farklı coğrafyalarda aynı şekilde ortaya çıkıyor… Ancak şu ana kadar yayılan haberlere göre ABD’nin bu yeni terörle mücadele stratejisinde insan hakları, kalkınma, iyi yönetim ve Washington’un daha önce kullandığı ‘yumuşak güç’ yaklaşımı gibi araçlardan bahsedilmiyor… Bu ‘yumuşak’ yöntemlerin terörle mücadelede sunduğu etkiyi görmezden gelen bir strateji uzun vadede terör şiddetini azaltamayacaktır… Uluslararası toplum son on yılda alınan derslere dayanarak, ‘öldürerek ya da tutuklayarak’ terör tehdidiyle mücadele edilemeyeceği ve askeri ve istihbarat çalışmalarının yanında bu yumuşak güç araçlarının da kullanılması gerektiği konusunda bir şekilde bir fikir birliği sağlarken, öyle görünüyor ki ABD’deki yeni yönetim o sıralarda okulu asmıştı… Taslak stratejinin kısıtlılığını ortaya koyan üç diğer unsur daha var. Birincisi, bu taslakta ABD’nin yurtdışındaki diplomatik personeline yönelik desteği hiç beklenmedik bir oranda azaltılıyor… İkincisi ise, Dışişleri Bakanı Tillerson’ın, ABD’nin ‘çıkarları’ ile ‘değerleri’ arasında net bir bölünme olduğu yönündeki ifadesi… Son olarak da, ABD’nin şu anda bu yeni terörle mücadele çalışmasını oturtabileceği kapsamlı bir dış politikasının olmayışı… Son 15 yıl içerisinde alından derslerden bir tanesi şudur: ABD’nin dış politikasındaki öncelikleri dar kapsamlı ‘terörle mücadele’ söylemleriyle sınırlandığında, müttefik ülkelerle uzun vadeli işbirliği kurulamıyor… Bu durumda da, başkan Trump’ın diğer ülkelere de sorumluluk yükleme konusundaki hedefi muhtemelen yakalanamayacaktır… Kalkınma ve diplomasi bütçelerinin içinin boşaltılması; askeri harcamalara fazlasıyla vurgu yapılması; ve bunun üstüne bir de ‘güçlü adamlara’ karşı zaafı olan bir başkanın varlığı eklenince, ortada aslında mevcut tehditlerle başa çıkabilecek bir stratejinin olmadığı görülüyor… Kısacası, sözü geçen ‘yeni strateji’ bu ise, ne umut ettiğimize dikkat etmemiz lazım…Brookings’den çeviren Burcu Gündoğan

Kaynak : http://www.birgun.net/haber-detay/terorle-mucadelede-yeni-strateji-derken-ne-istedigimize-dikkat-edelim-161647.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here